Osmanlılarda Dirlik Sistemi (Tımar Teşkilatı)

OSMANLILARDA TIMAR TEŞKİLATI ile ilgili olarak Tarihçi Talha GÖNÜLALAN’ın yaptığı Prof. Dr. Halil Cin’in Osmanlılarda Toprak Düzeni ve Bu Düzenin Bozulması kitabındaki ilgili bölümün özettir.


Bilindiği gibi dirlik (tımar) sistemi, Osmanlı toprak rejiminin esasını teşkil eder. Dirlik veya tımar, devletin miri araziden muayyen bir kısmın yıllık gelirinin tamamını veya bir kısmını, belli hizmetler mukabilinde bir şahsa tevcih etmesine denir. Devlet, miri araziyi savaşta yararlılık göstermiş kumandanlara ve devletin yüksek kademlerinde bulunan memurlarına hizmet mukabili tevcih etmiştir.

Tımar sisteminin Osmanlılar tarafından hangi devletten alındığı yani bu sistemin menşei ile ilgili olarak yazarlar arasında üç farklı görüş bulunmaktadır. Bu görüşleri şöyle özetlemek mümkündür;

a-) Tımar Sistemi’nin İslam’ın İkta müessesesinden geldiği iddiası.

b-) Bu Sistemin Sasanilerden Araplara ve Araplardan da Türklere Geçtiği İddiası

c-) Tımar Sisteminin Bizanslılardan alındığı iddiası.

Özellikle Tımar Sisteminin Bizanslılardan Alındığı iddiası Fuad Köprülü tarafından çürütülmüştür. Nitekim Fuad Köprülü, bu sistemin Selçuklulardan Osmanlılara geçtiğini savunurken ileri sürdüğü deliller özetle şunlardır:

a-) Eski İslam Devletlerindeki ikta istemi, Selçuklularda tekamül ederek Türk tımar sistemini vücuda getirmiştir.

b-) Selçuklulardan sonra bu devlete varis olan muhtelif Türk devletlerinde ikta sistemi devam etmiştir. Anadolu Selçukluları da bu devletler arasındadır.

c-) Osmanlı tımar sisteminin Bizans’tan alındığına en kuvvetli delil olarak gösterilen “donanma hizmetlerine has tımarlar” Anadolu Selçuklularında da mevcuttur. Diğer taraftan, Bizans’ta tımarların kıymetçe muayyen olması ilkesi, aynı şekilde Anadolu Selçuklularında da vardır. 

d-) XIV. Asırda Osmanlı Devleti’nde tımar sisteminin mevcut olması,   bu müessesenin Anadolu Selçuklu devletinden geçmiş olmasının bir delilidir.

e-) Bu sistemde kullanılmış olan tımar, zeamet, has, sipahi gibi deyimler, Osmanlılardan önceki Türk-İslam devletlerinde de istimal edilmiştir. Bununla birlikte tımar sistemini Osmanlıların icat etmediği gibi bu sistemin Selçuklulara da has olmadığını söyleyebiliriz. Nitekim birçok Türk-İslam devletinde hatta Moğollarda bile tımar sistemi mevcuttur. Yine Eti İmparatorluğu’nda da bir tımar teşkilatının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca tımar sisteminin Hindistan’da, Eski Çin’de ve Japonya’da da olduğu ispatlanmıştır. Demek ki bu müessese bir tekamülün neticesidir; yani tarihin malıdır.

Osmanlı tımar sistemi, Osman Gazinin fetihleriyle başlamaktadır. Osman Bey, fethettiği yerlerden Karacahisar’ı oğlu Orhan Gaziye vererek ilk tımar uygulamasını yapmış ve tımar sistemini başlatmıştır.

Bununla birlikte Osman Bey tımar sistemi ile ilgili olarak şu ilkeleri koymuştur;

a-) Tımarların sebepsiz yere sahiplerinden geri alınmaması

b-) Tımar sahibinin ölümü halinde arazinin, bu kimsenin oğluna intikal etmesi

c-) Oğul küçükse, hizmet edecek yaşa gelinceye kadar hizmetkarlarının sefere gitmesi. Bununla birlikte tımarların tam teşkilatı I. Murad devrinde tamamlanmıştır. Bu devirde Rumeli fütuhatı büyük önem kazanmıştır ve Anadolu’dan bir kısım Türk aşiretleri Rumeli’ye nakledilmiştir. Bu şekilde iyice yayılan tımar teşkilatı Kanuni Sultan Süleyman devrinde gelişiminin doruğuna ulaşmıştı. Tımar arazileri mülk olarak verilip verilmediğine göre mülk tımarlar veya mülk olmayan tımarlar olarak ikiye ayrılır. Bunlardan mülk tımarlarda tımar sahibi, sefer anında muayyen miktarda cebelü gönderir. Ölümü halinde tımarı oğluna veya mirasçısına kalırdı.

Mülk olmayan tımarlar ise; hizmet mukabili varidatın bir kısmının tahsisi suretiyle verilen tımarlardır ki, Osmanlı tımarlarının çoğu bu türdendir. Ayrıca tımarlar, arazisinin gelirine göre 3’e ayrılır;

a-) Has: Senelik geliri 100.000 akçeden fazla olan dirliklerdir.

b-) Zeamet: Yıllık geliri 20.000 akçe ile 99.999 akçe arası olan dirliklerdir.

c-) Tımarlar: Yıllık geliri 19.999 akçeden daha az olan dirliklerdir.

Buna ek olarak Tımar sahiplerinin gördükleri işlere göre tımarlar eşkinci tımarı, mustahfız tımarı ve hademe tımarları da vardır.

"Osmanlılarda Dirlik Sistemi (Tımar Teşkilatı)" yazısı 19 Ocak 2010 tarihinde saat 18:13 sularında "Tarih" kategorisinde yayınlanmış olup "admin" tarafından yazılmıştır. Ayrıca bu yazıya 3 adet yorum yapılmıştır. .

Siz de yorum veya geribildirim bırakabilirsiniz.



Osmanlılarda Dirlik Sistemi (Tımar Teşkilatı) yazısında 3 Yorum Yapılmış

  1. bana çok acil pazartesi gününe kadar osmanlı devletinde ikta sistemi gerekiyor.yollaya bilirseniz çok sevinirim..!

  2. Osmanlı Devleti’nde ikta sistemi uygulanmamıştır. Tımar Sistemi uygulanmıştır. İkta Sistemini Selçuklular uygulamışlardır.

  3. yöntem akçagün on Haziran 9th, 2010 at 01:18

    selam,
    benim sormak istediğim yüksek ve orta dereceli memurlar maaş karşılığı toprak alıyorlar. kendilerine aldıkları pay da aynı mı oluyor?

Yorum Yaz